13 Kasım 2009 Cuma

ben nerelere gideyim ey dostlar..


size de olmuştur sevgili dostlar verdiğiniz karardan bir anda dış etkenlerden dolayı vazgeçtiğiniz anlar,benim hikayemde buna örnek olsun sizin duygularınıza tercüman olsun diye yazıyorum canlarım..
   başarısız geçen 3 yıllık üniversite hayatımda artık 2008 2009 eğitim yılında şeytanın bacağını kırmak %10 a girmek sınıfta parmakla gösterilen çocuk olmak kısacası voliyi vurmak istiyordum o sene..yapmam gereken şeyler belliydi:okula düzenli gitmek dersleri kaçırmamak günü gününe çalışmak bir defter bir kalem ve dersle ilgili kitap ve notlar..kararlıydım ve ilk haftalarda ders işlenmediğini bildiğim halde haftanın ilk gününün ilk dersine girecektim ve sonrakilere tabiki..
   benimle aynı yolda yürüyen ortalama insan olan sınıf arkadaşım sevgili dostum erkan ı da kandırıp o gün anfinin önünde hocayı beklemeye başladık..pek yoğun bir grup yoktu herkes hala tatilin etkisinde yada tatilde olsa gerek 3 5 kişilik 3 5 grup vardı koca anfinin önünde bizde 2 kişilik bir gruptuk sevgili erkanla..sınıf arkadaşlarımı tanıyamıyordum üstelik kimi sacını boyatmıs kimi sacını uzatmıs kiminin sacı dökülmüş,saçtan cok bahsettim dimi çünkü benimde saçlarım her geçen gün beni yarı yolda bırakıyordu bende dikkatleri ordan uzaklaştırmak adına 2 aydır bıraktığım kirli sakalımla(artık pis bir sakaldı) ve az saçlarımla derse katılacaktım..
  nihayet hocamız teşrif ettiler ve kararımın ilk adımını gerçekleştirmek üzere yola koyuldum en öne oturacak derse kendimi verecektim..bir hışımla erkanın koluna girerek koca anfinin en ön sırasına oturdum ancak bir şeyi farkettim benden başka kimsenin bir telaşı yoktu öne oturmak için..bu benim için atı bir puandı..ve eminim hocanın da gözünden kaçmayacaktı bu dersi dinleme arzum..
  bu tatlı koşuştrmamın ardndan hoca kendini tanıttı,dersin içeriğinden,yapmamız gerekenlerden,ihityacımız olan kaynaklardan bahsetti..ve ardından profesör tehditlerine başladı..dersime katılım isterim devamlılık şart,saygıya karşılk sevgi tarzında nutuklar atıyordu..o ana kadar ben sayın profesörümüzle göz teması yakalamak için elimden geleni yapıyor gözlerimi kırpmadan hocaya bakıyordum beni farkederse bu benim için ikinci bir ekstra puan olacaktı..
  sevgili dostlar o ana kadar bana bakmayan sayın prof. bir anda bana doğru yönelerek sözlerine şöyle devam etti:'he arkadaşlar sunu da hatırlatayım,ben 20 yıllık üni hocasıyım niceleriyle karşılaştım niceleri öğrencim oldu,milletvekili cocukları,bakan çocukları dekan cocukları vs.hocayla tartışmayı marifet bilirler,yaşın da verdiği özgüvenle saygısızlıkta sınır tanımazlar..'o ana kadar hiçbir sözü üsütüme almadım çünkü ben bugüne kadar ne bir hocayla tartıştım nede muhabbet ettim,hocalar beni yolda görse tanımazlar yani..neyse hocanın söylemlerine devam ediyorum arkadaslar'bunun yanında sınıfımızda kabadayılar da olabilir kabasakallı artistler ,benim bunlara da karnım tok gençler,herkes haddini bilecek ona göre yoksa ben emekli olduğumda siz mezun olursunuz'o ana kadar dikkatini çekemediğim adamın sakalımla adam dahil tüm sınıfında dikkatini çekmeyi başarmıstım..ve son sözü ders bitmiştir oldu sayın prof.un..
   arkadaşlar verdiğim karardan bende o an caymıştım ve eğitim hayatım kaldığı yerde kalmıştı..dersin ardndan kendimi sokaklara verdim ve yürüdüm yürüdüm yürüdüm..

12 Kasım 2009 Perşembe

sinirin yaşı olmaz arkadaş..

geçenlerde hıncahınc dolu bir eshotta yolculuk yapmaktaydım..birbirine değdirenlerin,birbirlerini kesenlerin,birbirlerine aşağılık gözlerler bakanların vs. bulunduğu bir yolculuktaydım...duraklardaki yolcu alışverişi esnasında annesinin kendini bıraktığını düşünen bir çocuğun çocukçada(auhsajhdskjjkç annnnaaaeeee aaaaaaaaaaaaaaaaa mmmmmmmmmm)birşeyler söylediğini anladık, annesini bir iki dakikalığını kaybeden tahmini 3 yaşlarında bir erkek çocuğun çığlıklarına maruz kalan minimum 100 kişilik grubun sinir katsayıları artrımaya yetmişti,ama o daha bir çocuktu dostlar,kızmayın nolur ona..neyse küçük kardeşimizin çığlıkları dinmek bilmezken otobüsteki güruhun siniri iyiden iyiye bozulmuş tatsız bakışlar artık yersiz mızlanmalara anlamsız mimiklere abes küfürlere bırakıyordu yerini..ve bende bunlardan birine şahitlik yapacaktım az sonra..70lerinde olan bir amca çocuğa o kalabalığın arasından bakarak ve annesini de görerek uruspu çocooo uruspu çocooo dedi,korktum ve amca gel otur sen yorulmuşa benziyorsun dedim..sanırım yorulmuştu..
 yerimi verdim amca rahatlamıştı ama çocuk annnesini bulduğu halde hala götünü yırtarcasına bağırıyordu..o kalabalığın arasından çocuga baktım sonra annesine ve dedim ki 'ittttt'..sonra da amcaya baktım,ilk durakta indim ve yalnızlığımı dinledim..bu sefer kendimden korktum..

asleep from day..

i know just what your mama said
always misunderstood
gotta tell you something
i saw it in your eyes

i think i left your back seat
and now it’s always good
i fell asleep from day
and all the promises

there’s a lot of people
that let their will to say
i’ve got a lot of friends

and they’ve got beautiful eyes
that make my heart feel surprised
and you notice it
and that’s the truth
that’s the truth

have me to you
i shine along underneath your view
i’ll be the one
to let you know when you’ve come undone

i like the stars in the sky
and watch the moonlight go by
i’ve got a lot of friends
(ayedavanita, 23.11.2004 14:51)