29 Mart 2009 Pazar

Tanıdık Sonlar...

Bu son hiçte yabancı gelmiyordu.Geçen akşam arkadaşlarım bir halı saha maçı ayarladıklarını,beni de aralarında görmek istediklerini söylediler.[şaka şaka adam eksikmiş her zamnki gibi :( ]
Saat 23:15sularında bana gelen telefon maçın aynı akşamın gecesinde saat 00:00-01:00 de olduğunu söylüyordu.Benim işimin olup olmaması,nerde olduğum sorulmuyor,sadece geleceksin deniliyordu..
Ezik bir kişilik olmamdan olsa gerek tüm bu gerçekleri unutup çağırılmanın verdiği gururla ve gazla maça gitmeyi istedim gerçekten dostlar..Ancak üzerimde taşıdığım kıyafetler maç için hiçte uygun değildi,gömleğim,klasik ceketim,atkım,kotum ve botum adeta o maçı dışarıdan izlemek için üzerimdeydi.Zaman kaybetmeden arkadaşımı aradım ve maç için uygun kıyafetler getirmesini rica ettim kendisinden.
Sağolsun beni kırmamış 1 numara küçük ayakkabı,baldırlarımı saran bir şort ve bok rengi bir tişört getirmeiş.Bunları getirirken de sanırım takıma moral vermem amaçlanmış..
Maç başlamadan önce dedilerki 'kaleye sırayla geçelim arkadaşlar senden başlayalım..' eyvallah bana uyar arkadaşlar :('diyebildim
İlk golü yedim biraz dikkat dediler,kim geçiyoo kaleye dedim duymadılar..2. golü yedim''hay gözüne sokiim'' dediler.''elimden bu geliyo abi napıiim ya kusura bakmayın'' dedim.. ''sıradaki'' diyemedim.3. yü yedim kalede iyi olduğumu söyleyerek beni geçiştirdiler ancak karşı takım farka gidiyordu.Bu söz karşısında gaza geldim ama gol yemekten vazgeçmedim.4 oldu 5 oldu 6 oldu dayanamayıp takımın en zayıf halkası olan YASERe seslendim.''yaser hadi lan biraz sen geç kaleye'' dedim.Yorulmuş olsa gerek itiraz etmeden geçti.Bana ise sağ kanatta ilerei geri deparlar atmamı,ileri tarafta yapacağım bindirmelerle adam eksiltmemi bir dinamo görevi görmemi tabiri caizse bjk'li ibrahim üzülmez gibi deli çoban misali koşmamı istediler..Bende ban verilen görevi başarıyla icra ediyor sert tekmelere mağruz kalmama rağmen yıkılmadan yılmadan acıdan gözüm sulansada gözümü toptan ayırmıyor takımıma faydalı olmaya çalışıyordum ileri yaşıma bakmadan(takım arkadaşlarım benden en az 3 yaş küçük)
İlk yarı 11-2 geride girdik soyunma odasına maalesef,soyunma odasında nacizane fikirlerimi sundum arkadaşlara;tek top yapalım dedim kimse dinlemedi ben ileriye cıkıiim dedim bakmadılar ''şerefsiz eşekkler hepiniz topsunuz'' dedim duymadılar anladımki dinlenmiyordum.Son sözümden sonra ismetin gözü bendeydi'' ne dedin lan sen'' dedi, ''karşı takımda bi oyuncu var ona küfrettim çok sert oynuyor insan yavrusu ''dedim..korkmustum..
Sonra benim tekrar kalede devam etmemi söylediler ve maç başladı.çetin bir mücadele seyrediyordu,futbolun tüm güzellikleri saha içerisinde sergileniyor ,güzel futboluyla göz dolduran oyuncular adeta o saatte yabancı bir teknik izleyicinin var olduklarını hayal edercesine tek seyircimiz olan murata tüm hünerlerini sunuyorlardı.Bir şekilde durumu eşitlemeyi başardık.Ben daha dikkatli oynadım onlar daha çok gol attı karşı takım yoruldu falan..netice de son on dk ya girdikAncak artık ben soğumuştum resmen titriyordum çünkü defans mükemmel iş yapıyor bana top değdirmiyorlardı.Hareketsiz kalan ben ayazı götümden yiyor olduğum yerde liseden kalma kültür fizik hareketleriyle ısınmaya çalışıyordum.
Artık yeter dedim dayanacak gücüm yoktu ''YASER ben oynucam lan biraz sümüğüm dondu burda,osuruyorum sıvı çıkıyor artık''dedim.iplemedi gene ve o an olmucak bir gol yedik puşt YASERin yüzünden.ama fatura bana kesildi tabiiki..Bende dayanamayıp allah belanı versinnnnn kolunu bacağını s.kiim tipine işiiim üstüne osuriim sonra sıçiim en sonunda da taş basıp sineklerin seni ayrıştırmasını izliim gibisinden küfürler ettim...
Yahu arkadaşlar inanması güç ama birazdan anlatacaklarım bizim yalnız olmadığımızı izlendiğimizi ıspatlayacak türdeydi..
son ataktı artık bizim takım korner kullanacaktı,neyse korner kullanıldı ve YASER fizik kurallarını sikiim ben sosyal bilgiler okuyorum lann dercesine 5mt yüksekten gelen topa rövaşataya kalktı,bikac sn havada görünen YASER bir anda o küçük zayıf götünün ve onu taşımak isteyen ince kollarının üstüne bel üstü düştü..ANANIIIIIIIIII dediiii
Koştuk gittik yanına,o an bileği şişti ''kolu kırıldı kesin'' dedik, ''parmaklarımı oynatabiliyorum'' dedi,''olsun doktora gidelim biz gene de'' dedik,''hay a.k sınavlarda yaklaşıyo yaaauu'' dedi, ya ''bırak sınavı şimdi sen hadi kalk'' dedik, ''portakal suyu'' dedi, ''ulan ne alaka '' dedik,''soyunma odasında portakal suyum var onuda alın ıhhhh ''dedi, ''salak'' dedik.neyse doktora gitmeyi bir şekilde ikna ettik ve birisinin ona refakat etmesi için ben ve rüştü seçildik,çünkü diğerleri çok yorulmuştu,biz insan değildik bir yerde:(
Yolda kendime çok kızdım benim yüzümden oldu bedduam tuttu allahım affet bana da verme böle acı falan diye sayıklıyordum içimden.bi ara rüstü bana baktı ve pfssss pfssss diye sırıttı,ne var lan dedim şu halini bak sende gül dedi baktım bende tısssss diye acıyarak baktım rüstüye(gülünmücek gibide değildim dostlar halı saha kıyafetlerimin üzerine aceleyle klasık ceketimi giymişim) ..Biz neyle uğraıyoruz senin yaptığın işmi şimdi dedim yaser atıldı konusmamıza bir anda''ya adam rahatlatmaya çalışıyor ne kızıyorsun ki sen ''dedi..''ulan yaser hakettin sen diğerini de ben kıraydım keşke siken sevilir kardeşim kural buymuş a.k ''dedim içimden ve o anda üzüntüm kızgınlığa dönüştü insanlara fazla değer verdiğimi düsünerek..
doktora vardığımızda yaser sızlanıyor korkusunu bizlere de yansıtıyor ağlamamak için kendisini zor tutuyordu.doktor geldi ve röntgenden sonra kolunun kırık olduguna alçıya alınması gerektiğine karar verdi ama yaser aynı cümleyi tekrar kurdu ve parmaklarımı oynatabiliyorum dedi doktor cevap bile vermedi:):)
Bu küçük operasyondan sonra yurdun yolunu tuttuk,vardığımızda diğerleri duşlarını almış yaserden kalan yarım portakal suyunu da içmişler maçın kritiğini geyikleriyle birleştirmişler gülüyorlardı,odaya girdiğimizde ilgiler yasere ve imza atılmayı bekleyen alçılı kola çevrilmişti..sonra yaser yatağına yattı ve uymak istediğini söyledi ardından diğerleri de uyumak istediklerini söylediler, dolaylı bir yoldan mutlu bi s.tir git artık uyucaz be dediler..gururluydum istenmediğim yerde durmazdım,iyi geceler gencler güzel maçtı falan dedim mırılldanmalar oldu anlamadım..saat 4 e gelmişti..bir an önce gidip duşumu almak ve yatmak istiyordum ki öyle de oldu ancak yazımın başındada söylediğim son beni bekliyordu..hemcinslerim daha iyi bilir halı saha da suni çim oldundan siyah tohumları en olmadık yerlerimize kaçar,nitekim bana da kaçmışlar.. yatağıma uzandım ve götümü rahatsız eden siyah tohumları ordan cıkardım,,onlarla oynarken uyumuşum..

Eğlenmek...

mahşer alanını andıran bir eğlencenin ortasındaydım ..gaydalar balalaykalar tamburlar cümbüşler sonu gelmeyen ezgiler fısıldıyordu..biz futürsuzca eğleniyor içkiye içki mezeye meze demiyorduk..balkan şarkıları anadolu türküleriyle tadına doyulmaz mükemmel sentezler sunmuştu bizlere,unutulmaz bir gece olacaktı belliki..eğlencenin doruklarındayken fuat yere çömelmiş bağlamayla ritm kapoera calgısıyla solo atılan ARABIM parçasını ,izleyiciyi adeta büyüleyen oynayanı gaza getiren içten hareketleriyle süslüyordu..bu esnada çook terlediğni belirten alnından ter atma hareketi,dizinde çamaşır çitileme hareketi,gözleri döndürme hareketi bu güzel görsel sunumun hatırlardan silinmeyecek minik kareleriydi..çetin ise alkolden olsa gerek çok duygulanmıs,en hoppidi şarkılarda bilegözyaslarını tutamıyor,kafasını bir o yana bir bu yana sallayarak salya sümük ağlıyordu..bir ara gözüm turgaya takıldıo ise şen kahkahalar atıyordu bu ana baba gününe sesini duyrmak istercesine..ancak enteresan bir durum vardı turgayı güldüren kimse yoktu yanında,gülerken ağzını kocaman açıyor hahahaha diyerek suratına takındığı o nefret ifadesiyle kendini kalabalığa sergiliyordu..sonra ömer işin aslını anlattı..turgay ömerden bira istemiş ömer ise 'olum ne salaksın lan napcan birayı lan rakı var ya işte içeceksen içmiceksen fikoya(fikret bakkal) git al kendi biranı kendi paranla.'demiş..bunun üzerine turgay fikoya gitmiş aldığı biraları da ömer e inat onun hesabına yazdırmış ömerin gönderdiğni söyleyerek,bunu duyan ömer tabi küplere binip turgayın ensesine kafasına götüne böbreğine şamarlar indirdikce indiriyor indirdikce indiriyor..dayağa doymadıgını hissettikce orta parmagını kıvırıp kafasının ortasına matematık hocası endamında tın tın vurmus kulak memesinin ucunu baş parmagı ve işaret parmağının yardımıyla çimdirmiş, hatta anlattıgına göre abartıp tek ayak üstünde bile tutmus keratayı..kavgayı gören ahali dahada büyümemesini isteyerek ayırmıs gençleri...turgayın annesi ayhan teyze bu duruma öyle içerlemiş ki ben oglumıun eğlenceisni kendim yaparım diyerek evin tüm pencerelerini ve tabiki KRAL TVyi acmış..deliler gibi oglunu da karsısına alıp oh oh catla patla kıvamına göbekler atmıs pencere önünde..tabi sonra sinir krizleri izlemiş bu olayları,hastaneyi ayaga kaldıran ayhan teyze hastanede PAVIR TÜRKÜ acın bu saate güzel sarkılar cıkıo ebru gundes hastasıyım ben gibisinden cümleler kurarak eğlencenin dozunu kacırmıs hastane personelıne korku dolu anlar yastmış..yazıkk..bu olaylar yaşanırken biz herşeyden habersiz şahinin doyumsuz sohbetine kahkahalarımızla katılıyor küçük anılarımızı da ekleyerek eşlik ediyorduk..bi ara baktım herkes ona gülüüyor ben dahil,kızdım 'neden lan dedim neden herkes ona gülüyor bizim yokmu anlatacak birseyımız boşmuyuz lan biz' diye düşünerek sözünü kesiyom kardeşim kusura bakma unutma söliceni dedim..herkes beni susturmaya calıstı 'olum dur bi be dur adama bişi anlatıo görmüomusun 'gibi sözlerle de konusmamı sabote ettiler..sonra sustum' tamam sen devam et ben sonra anlatırım benımkı cok onemlı degıldı zaten' dedım..bi zaman sonra artık sohbetten kopmus sinir katsayılarımı kahkalarla çarpıyordum ..tek bir çözüm kalmıstı ve yaptım kafamı masanın üzerine sert bir sekilde düsürdüm..'ne oldu lan hayırdır' dedi can dostum serkan..'yok abi midem bulandı bi an bişi dokundu heralde 'dedim amacıma ulastıgımı sanarken baktım sohbet bölünmemiş sadece serkan beni görmüş onu farkettim..sohbetinden büyülenen grup gülmeye devam ediyordu üstelik..masaya kafamı vurmamla cıkan sesten olsa gerek şahin duraksadı sonra biri 'devam et lan devam ne oldu sonra yok onun bişiyi biliyom ben' dedi..parladım o an,'lan ibnelerrr siz nasıl aarkadassınız olummburda can çekişiyoz sizn umrunuzda değil hepinizin allah belasını versin tühhh'dedim ve ekledim şahin lan sen cok degişmişsin olum..ama adam oralı bile olmadı oysakı sahın o ortamda benım en yakın arkadasımdı..'ben gidiyorum'dedim beni göndermemlerini dilercesine..kalktım ama hareket yokgruptan ..belim agrımıs lan otur otur dedim çünkü masadan kalmak istemedim sonra oturdum kimse tınlamadı..en sonunda kalktım ben gidyorum gencler dedım tekrar serkan abi biz burdayız gelirsen hani dedi tamam abi dedim mide düzelirse gelirim siz keyfinize bakın diyede yüzsüzlüğün sınırlarını zorladım..masadan on metre ayrıldım ayrılmadım arkamı dondum baktım kahkahalar yükseliyo benden sonra şüphelendim koştum masaya benden mi konusuyolar acaba diye 'benim çakmak burdamı kalmıs ya dedim senin çakmagın yokki dedi serkan çuvallamısıtım o an neyse tekrar bi görüsürüz seramonisinn ardından gene bir kahkaha tufanı sinirlendim o an,yerden koca bir taş aldım ve şahini hiza aldım vurabilirim cok uzakta değildi.. fırlattım o an tüm gücümle ama maalesef taş serkana gelmişti..hem sinir hem serkandan dayak yeme korkusu ağlayaarak o ortamdan kaçtım..gidecek tek bir yerim sıgıncak tek bir arkadasım vardı.TURGAY..fikoya gittim 4bira aldım..konusmadan oturduk ağlastık turgayla..kucagında sızmısımm...

9 Mart 2009 Pazartesi

Tek Bir Duygu...

Yağmurlu bir izmir haftasonuydu.Ama izmir hakkındaki deyimi doğrulamak istercesine güneşini bir gösteriyor bir saklıyordu bizden.(bkn.izmir hakkındaki deyimler)Ve ben biraz şansıma güvenerek biraz da bucaspor aşkıyla koyuldum yola.gerçekten hiçte enteresan değildir ki şansım beni şaşırtmadı:çiseleyen yağmur sağanaga sağanak ise doluya dönüştü,sonra o dolu seyrek saçlarım arasından kafatasıma isabet etti ve stada ulaşmama yardımcı olacak otobüs beni tam 22 dk 15 sn tentesiz durakta bekletti..
tüm şanssızlığım ile ben bugün yılmayacak 2.lig yükselme grubunun en büyük şampiyon adayı erkanlı battallı ramazanlı ŞANLI BUCASPORun körfez belediye ile kendi evinde yapacağı zorlu 90dk lık mücadeleye tanıklık edecektim...
Zorlu bir yolculuktan sonra nihayet stada varmıştım.Stadın önü ana baba günüydü,herkes atkısıyla bayrağıyla,formasıyla takımına destek olmak için buradaydı.Havada açmıştı:( ve bende takımımın yanında olduğumu göstermek için piyasa fiyatı 5tl olan bucaspor atkısını 3 tl ya mükemmel bir pazarlık örneğiyle satın aldım.sonunda yüzümü güldürmeyi başarmıştım.ardından bir öğrenci biletini de 1tl ya aldıktan sonra sanki kardaymışcasına keyiflendim.
Stada girişte karşılaştığım polis engeli benim 5tl üzerine aldığım para üstüme el koydu içeriye metal eşya sokmaya çalışamam gerekçesiyle oysa o benim içerideki çekirdek param olacaktı,üzüldüm o an gerçekten üzüldüm,ama o gülüyordu ''A.k senin'' dercesine sırıttım bende nedense rahatlamıştım.yüz metre ileride bir polis engeli daha vardı ki o an üstümde montumun fermuarından başka hiçbir metal eşya yoktu.Polis son yoklama esnasında elimdeki sigarayı gördü ve çakmağımın olup olmadığını sordu:
(ben)yok be abi!:)
(polis)olsun bende var ama sigara yok :(
ve bir dal sigaram daha orda yok oldu ben ise yıkıldım. ''daha götümümü açıiimmm laan annesi kötü insan''diye haykırdım içimden memur beye bakarak anlamadı ama ben birşeyi anladım: elindeki copu görmemden olsa gerek düşündüğğüm gibi bakamamıştım..o yüzden abim helali hoş olsun bakışı fırlatmışım demekki..
terslikler peşimi bırakmıyor derken bucasporun yeni stadı SPOR VADİSİnin kapalı ve açık tribününün üsütünün kapalı oldğunu farkettim ve yağmur yağsada ben ıslanmayacaktım..mutlu oldum ama belli etmedim çünkü korkuyordum her an farkedecekler diye:(
neyse açık tribüne doğru yol alırken arkamdan gelen hararetli bir grup taraftar beni o inanılmaz duygu çemberinin içine hapsetti resmen.daha yerlerimize ulaşmadan bağırıyor anonim müzikleri kullanarak eser edilen küfürlü tezahüratlara eşlik ediyor sesimizi dağa taşa duyurmak istiyorduk.travesti kamil abinin sesine yaklaşıncaya kadar bağırdık bağırtıldık coşun taraftar ve psikopat ''AMİGO FEHMİ''önderliğinde..
Maç saati geldiğinde biz suskunduk çünkü sesimiz ancak götümüzden çıkıyordu .Neyseki fehmi abinin çay kıyağından sonra biraz rahatlayan sesimizle maça başlayan ekibimize sonsuz desteğimizi sunuyorduk.Biz kah 35lik yılmazın duran toplardaki ustalığına kah 18lik battalın hava toplarındaki hakimiyetine seyirci oluyor coşkumuza coşku aşkımıza aşk katıyorduk.hakemin hatalı düdüklerine orjinal küfürler savuruyor bu esnada aslında biz taraftarlar tribüne oynuyorduk sesimizi sesi çıkmayan taraftara duyurmak istercesine(bkn:tribüne oynamak)
Tanımadığım insanlarla omuz omuzaydım,sahaya dönük sırtımla tüm desteğimi ıspatladığımı düşünürken tam,golle gelen sevinç naraları kulağımı tıkadı..o coşkun sevinç naraları ,golü göremeyen ben,benim şanssızlığım ve tekrarı olmayan bir gol karesi ile spor vadisinin yeşil düzlüğüne gömülüyordu..Sahayı terketmek geldi o an içimden sevgili dostlarım..ama son anda bir şeyin farkına vardım:burdaki herkes bir şey için bir tek duygu için buradaydı:BUCA..... bu duyguyu içimde hissettikten sonra tüylerim maç sonuna kadar diken diken kaldı.. ve bu duygunun eşliğinde tezahür edilmekte olan dörtlüğe tüm yüreğimle katıldım.....
SEVDİM SENİ BİR KERE
BAŞKASINI SEVEMEM
DELİ DİYORLAR BANAAA
SİKSİNLER DEĞİŞEMEM
SİKSİNLER DEĞİŞEMEM
SİKSİNLER DEĞİŞEMEM.........................................