mutluOLmutlu
the world is mine..
13 Şubat 2010 Cumartesi
20 Ocak 2010 Çarşamba
rahat ol adamım..
etrafta kimsenin olmadığını bilerek burnunu karıştır ama heran birinin geleceği ihtimalini sakın gözardı etme,ihtiyatlı ol..
battaniyeye sarıl daha önünde 10 dk var uyanman için ama tetikte ol uyuyakalma..
ehliyetin yok biliyorum gez dolaş ama ara sokaklarda polis çıkabilir heran..
bu uzar gider böyle nasıl rahat olcaz lan biz bu hayatta ne zaman?cevaplarsanız beni bi arayın bee sevgili okur...
battaniyeye sarıl daha önünde 10 dk var uyanman için ama tetikte ol uyuyakalma..
ehliyetin yok biliyorum gez dolaş ama ara sokaklarda polis çıkabilir heran..
bu uzar gider böyle nasıl rahat olcaz lan biz bu hayatta ne zaman?cevaplarsanız beni bi arayın bee sevgili okur...
8 Ocak 2010 Cuma
kamyon..
hava yağmurluydu.kafeden çıktıktan sonra kız arkadaşımla onun evine doğru yola çıktık,hiç konumuyorduk,sadece altından su alan botumun içinde ileri geri hareket eden ayaklarımın vicuyuk sivicuyuk sesi,kız arkadaşımın su almayan botlarının topuklarının arnavut kaldırımında çıkardığı ses ve sağanak şeklinde yağan yağmurun yolda oluşturduğu küük gölcüklere bıraktığı iri damlaların şıp sesleri vardı yürüdüğümüz sokakta..onda şemsiye vardı bende ise yoktu,üstüne konuşmadığımız için gurur yapıp şemsiyesinin altına bile girmemiştim ki kapanınca tavşan götü kadar olan şemsiyenin altında ne kadarlık kısmım ıslanmayacaktı ki..evlerinin önüne nihayet varmıştık..
''daha fazla ıslanmadan hemen eve dön''dedi,
''sen bana bakma ıslandım ıslanacağım kadar yavaştan bulurum ben yolumu''dedim
''salak''dedi
''olabilir ama ben haklıyım''dedim
''siktir lan sen adam olmazsın''dedi
''bencede'' dedim
onun eve girene kadar olan gururum o eve girdikten hemen sonra yağmur suyuyla vücüdumdan aktı ve gözden kaybolunca hemen koşmaya başladım dolmuş bekleyeceğim yere kadar..
neyse dolmuşların ve otobüslerin azlığından saatin gece yarısına geldiğini anlamıştım..taksiye verecek param da her zamanki gibi yoktu zaten taksiye verecek param olsa da taksiye binmezdim(aptalca prensiplerimden biri iste)
nihayet bir dolmuş belirdi sağanağın altında beklerken,ancak gördüğüm kadarıyla gelen dolmuşun son varış noktası benim gideceğim yere yürüyerek 20dk uzaklıktaydı ve bende işimi şansa bırakmamak için binme kararı almıştım..
elimi kaldırdım yağmurdan olsa gerek beni farketmedi dolmuşçu,o saate aldırmadan ıslık çaldım 20 mt ilerimde durdu sağolsun..koşar adımlarla vardım ve bindim sağsalim..selamün aleyküm abim dedim cevap gelmedi..bikac boş yer vardı oturmak için yeltendiğimde bir ses bana ''kaaardeşşiimm sudan çıkmış laaassiii(90ların tüylü köpeği) gibi olmuşsun yaa nasıl oturacaksın şimdi o kuru koltuklara'' dedi utandım oturamadım..abi harbiden de haklıydı şöyle bir silkelensem köpekten farkım kalmazdı..
ancak ben hala konuşan sesi göremiyordum,parayı uzattım şöfere adam ışığı açtı ve irkildim abin zenciydi..sonra 25kurus eksik bu dedi 50 kurus uzattım 5 tane 5 kurus para üstü gönnderdi geri..o para üstü de geri gelirken 3 e düşmüştü,düşen 2 tane 5kurus da sizde bilirisinz delikli paspasların içine kaçtı,onları almak için eğildim chıkk cıhıkkk seslerine maruz kaldım,dışından düşünen birkac hanımefendi de insanlar kuruşun hesabını yapar olmuş yarappimm yaa diyordu..utancım 2ye katlandı bende almaktan vazeçtim ama gözümü de yolboyunca onlardan alamayacaktım,tanıyorudm kendimi..ıslaktım,terliydim,2 tane 5 kuruşun hesabını yapmıştım haliyle tüm yolcuların nefretini de kazanmıştım on dk da..
gözüm bi ara cama takıldı ve farklı bir yoldan gittiğimizi anlamıştım..
''abi nereye gidiyoruz''dedim
''ben nereye istersem''dedi zenci abi
''ben bucaya gidecektim''dedim
''dert etme ne olur çalış seninde olur''dedi
''aşk çekenin yol gidenin''dedim
''yaklaşma toz olursun geçme pişman ollursun''dedi
''ağacı kökten dolmuşçuyu götten''dedim ve bu sözüm karşısında zenci abi ters bir bakış attı ben anlamıştım bok yoluna gidecektim..tüm yolcular sırıtarak bana bakıyordu,birisi hariç..o da bana bişi anlatmaya çalışıyordu..
''ne olur in yoksa senide beni de öldürecekler''diyordu
dışarı bir daha baktım bu yol lanetli şahin tepesine gidiyordu..korkuyordum..bu sözleri işittiğimi anlayan bir yolcu üzerime atlayıp benim ellerimi bir çırpıda bağladı..beni kurtarmaya çalışan yolcuya da belinden ıkardığı 9mmlik kırıkkaleyle 2 el ates ederek indirdi..ağlamak üzereydim nefesim kesilmişti..ıııhhhhhh laaannnn noluuuooo yaaaaafs dedim ve beni alaşaaa edenin güzel bir bayan olduğunu farkettim üzerimdeydi bu durumdan az da olsa zevk almıştım hatta sanırım tahrik bile oluyordum ..bayan beni ansızın öptü dudağımdan
''neden bana bunu yaptın ben size ne yaptım beni neden öpüyorsunuz öpmeyin''dedim
bi daha öptü bu sefer daha bir şehvetle öptü..
''öpme lan şıllık''dedim bi daha öpmedii
''bi kere daa öp ya çok pişmanım'' dedim
bi daha öpmedi ardından bi adam yanaştı o benim eşim lan sizi yaşatmam dedi kadına da bir el sıktı kadın üstümde öldü..bana da tam yumruk atacaktı ki kan-ter içinde uyandım..bunun bir kabus olduğunu anladım..yorgan beni mumyalamıştı hareket edemiyordum ve bir ıslaklık hissettim sanırım kamyonu devirmiştim o şehvetli kadın yüzünden yada korkudan altıma kaçırmıştım..sonra da kontrol etmeden uykuya dalmışım..
''daha fazla ıslanmadan hemen eve dön''dedi,
''sen bana bakma ıslandım ıslanacağım kadar yavaştan bulurum ben yolumu''dedim
''salak''dedi
''olabilir ama ben haklıyım''dedim
''siktir lan sen adam olmazsın''dedi
''bencede'' dedim
onun eve girene kadar olan gururum o eve girdikten hemen sonra yağmur suyuyla vücüdumdan aktı ve gözden kaybolunca hemen koşmaya başladım dolmuş bekleyeceğim yere kadar..
neyse dolmuşların ve otobüslerin azlığından saatin gece yarısına geldiğini anlamıştım..taksiye verecek param da her zamanki gibi yoktu zaten taksiye verecek param olsa da taksiye binmezdim(aptalca prensiplerimden biri iste)
nihayet bir dolmuş belirdi sağanağın altında beklerken,ancak gördüğüm kadarıyla gelen dolmuşun son varış noktası benim gideceğim yere yürüyerek 20dk uzaklıktaydı ve bende işimi şansa bırakmamak için binme kararı almıştım..
elimi kaldırdım yağmurdan olsa gerek beni farketmedi dolmuşçu,o saate aldırmadan ıslık çaldım 20 mt ilerimde durdu sağolsun..koşar adımlarla vardım ve bindim sağsalim..selamün aleyküm abim dedim cevap gelmedi..bikac boş yer vardı oturmak için yeltendiğimde bir ses bana ''kaaardeşşiimm sudan çıkmış laaassiii(90ların tüylü köpeği) gibi olmuşsun yaa nasıl oturacaksın şimdi o kuru koltuklara'' dedi utandım oturamadım..abi harbiden de haklıydı şöyle bir silkelensem köpekten farkım kalmazdı..
ancak ben hala konuşan sesi göremiyordum,parayı uzattım şöfere adam ışığı açtı ve irkildim abin zenciydi..sonra 25kurus eksik bu dedi 50 kurus uzattım 5 tane 5 kurus para üstü gönnderdi geri..o para üstü de geri gelirken 3 e düşmüştü,düşen 2 tane 5kurus da sizde bilirisinz delikli paspasların içine kaçtı,onları almak için eğildim chıkk cıhıkkk seslerine maruz kaldım,dışından düşünen birkac hanımefendi de insanlar kuruşun hesabını yapar olmuş yarappimm yaa diyordu..utancım 2ye katlandı bende almaktan vazeçtim ama gözümü de yolboyunca onlardan alamayacaktım,tanıyorudm kendimi..ıslaktım,terliydim,2 tane 5 kuruşun hesabını yapmıştım haliyle tüm yolcuların nefretini de kazanmıştım on dk da..
gözüm bi ara cama takıldı ve farklı bir yoldan gittiğimizi anlamıştım..
''abi nereye gidiyoruz''dedim
''ben nereye istersem''dedi zenci abi
''ben bucaya gidecektim''dedim
''dert etme ne olur çalış seninde olur''dedi
''aşk çekenin yol gidenin''dedim
''yaklaşma toz olursun geçme pişman ollursun''dedi
''ağacı kökten dolmuşçuyu götten''dedim ve bu sözüm karşısında zenci abi ters bir bakış attı ben anlamıştım bok yoluna gidecektim..tüm yolcular sırıtarak bana bakıyordu,birisi hariç..o da bana bişi anlatmaya çalışıyordu..
''ne olur in yoksa senide beni de öldürecekler''diyordu
dışarı bir daha baktım bu yol lanetli şahin tepesine gidiyordu..korkuyordum..bu sözleri işittiğimi anlayan bir yolcu üzerime atlayıp benim ellerimi bir çırpıda bağladı..beni kurtarmaya çalışan yolcuya da belinden ıkardığı 9mmlik kırıkkaleyle 2 el ates ederek indirdi..ağlamak üzereydim nefesim kesilmişti..ıııhhhhhh laaannnn noluuuooo yaaaaafs dedim ve beni alaşaaa edenin güzel bir bayan olduğunu farkettim üzerimdeydi bu durumdan az da olsa zevk almıştım hatta sanırım tahrik bile oluyordum ..bayan beni ansızın öptü dudağımdan
''neden bana bunu yaptın ben size ne yaptım beni neden öpüyorsunuz öpmeyin''dedim
bi daha öptü bu sefer daha bir şehvetle öptü..
''öpme lan şıllık''dedim bi daha öpmedii
''bi kere daa öp ya çok pişmanım'' dedim
bi daha öpmedi ardından bi adam yanaştı o benim eşim lan sizi yaşatmam dedi kadına da bir el sıktı kadın üstümde öldü..bana da tam yumruk atacaktı ki kan-ter içinde uyandım..bunun bir kabus olduğunu anladım..yorgan beni mumyalamıştı hareket edemiyordum ve bir ıslaklık hissettim sanırım kamyonu devirmiştim o şehvetli kadın yüzünden yada korkudan altıma kaçırmıştım..sonra da kontrol etmeden uykuya dalmışım..
26 Aralık 2009 Cumartesi
şans olsa zaten..
hacı 20lik dişlerim çıkıyor..verdiği acıyı o dişleri çıkmayanlara anlatamam çıkanların da acısını yürekten paylaşabilirim..neyse konuya geleyim..yaklaşık 3 gündür diş etlerim şiş,ateşim tahmini 30larda,iştahsız ve halsizim..ailem olması sebebiyle sıkıntımı ilk onlarla paylaştım,ve onların teşhisi doğrultusunda bastım vitamini bastım proteini..(teşhis:vitaminsizlik,düzensiz beslenme)
neyse baktım olmayacak gittim diş hastanesine acılar içinde sabahın ilk ışıklarıyla..boş olan ilk doktordan sıramı aldım ve oturdum o lanet ürkütcü,itici,soğuk koltuğa..doktor amca baktı ve 20lik diş dedi..ameliyat gerekiyor ama acını biraz dindirmek için dişlerini temizleyelim sonrada sana ilaçlar yazıp onları kullan ve ameliyat için gün al dedi,itiraz etmedim..acıyla karışık mutluluk vardı diş ağrım dinecekti ama dindirmek için dişlerim ağrıyacaktı kısa bir süre için..işlem bittikten sonra yanına çağırdı ve reçeteyi yazmaya koyuldu..o an farkettim kendimi bir kasaba teslim etmişim ve belki psikolojiktir dişlerimin sancısı katlandı..karşılaştığım manzarada diş doktoru vardı o doktor ki elleri onun herşeyidir ekmek teknesidir vs. ama amcamın elleri benzetmek gibi olmasın popstar SERKÜL ün elleri gibiydi..aletleri tutmak için diğer elinden yardım alıyordu ve bir elin nesi var iki elin sesi var özdeyişini doğrulamak istercesine iki elini her iş için kullanıyordu..korktum ama yersizdi herşey bitmisti.belki dişlerimi son görüşümdü..belki sizinde son görüşünüz olacak..saygılarımla..
neyse baktım olmayacak gittim diş hastanesine acılar içinde sabahın ilk ışıklarıyla..boş olan ilk doktordan sıramı aldım ve oturdum o lanet ürkütcü,itici,soğuk koltuğa..doktor amca baktı ve 20lik diş dedi..ameliyat gerekiyor ama acını biraz dindirmek için dişlerini temizleyelim sonrada sana ilaçlar yazıp onları kullan ve ameliyat için gün al dedi,itiraz etmedim..acıyla karışık mutluluk vardı diş ağrım dinecekti ama dindirmek için dişlerim ağrıyacaktı kısa bir süre için..işlem bittikten sonra yanına çağırdı ve reçeteyi yazmaya koyuldu..o an farkettim kendimi bir kasaba teslim etmişim ve belki psikolojiktir dişlerimin sancısı katlandı..karşılaştığım manzarada diş doktoru vardı o doktor ki elleri onun herşeyidir ekmek teknesidir vs. ama amcamın elleri benzetmek gibi olmasın popstar SERKÜL ün elleri gibiydi..aletleri tutmak için diğer elinden yardım alıyordu ve bir elin nesi var iki elin sesi var özdeyişini doğrulamak istercesine iki elini her iş için kullanıyordu..korktum ama yersizdi herşey bitmisti.belki dişlerimi son görüşümdü..belki sizinde son görüşünüz olacak..saygılarımla..25 Aralık 2009 Cuma
başkasına kızmam..
kendime kızarım..ters ters bakarım kendime, feys tu feys yaparım,gerekirse kafa atarım kendime,sonra canım acır ama kendime acımam hayatta,canım bana acır,saatlerce günlerce haftalarca aylarca bazen yıllarca,ardından dayanamam uykum gelir ondan sonra uyurum o kadar..
8 Aralık 2009 Salı
13 Kasım 2009 Cuma
ben nerelere gideyim ey dostlar..
başarısız geçen 3 yıllık üniversite hayatımda artık 2008 2009 eğitim yılında şeytanın bacağını kırmak %10 a girmek sınıfta parmakla gösterilen çocuk olmak kısacası voliyi vurmak istiyordum o sene..yapmam gereken şeyler belliydi:okula düzenli gitmek dersleri kaçırmamak günü gününe çalışmak bir defter bir kalem ve dersle ilgili kitap ve notlar..kararlıydım ve ilk haftalarda ders işlenmediğini bildiğim halde haftanın ilk gününün ilk dersine girecektim ve sonrakilere tabiki..
benimle aynı yolda yürüyen ortalama insan olan sınıf arkadaşım sevgili dostum erkan ı da kandırıp o gün anfinin önünde hocayı beklemeye başladık..pek yoğun bir grup yoktu herkes hala tatilin etkisinde yada tatilde olsa gerek 3 5 kişilik 3 5 grup vardı koca anfinin önünde bizde 2 kişilik bir gruptuk sevgili erkanla..sınıf arkadaşlarımı tanıyamıyordum üstelik kimi sacını boyatmıs kimi sacını uzatmıs kiminin sacı dökülmüş,saçtan cok bahsettim dimi çünkü benimde saçlarım her geçen gün beni yarı yolda bırakıyordu bende dikkatleri ordan uzaklaştırmak adına 2 aydır bıraktığım kirli sakalımla(artık pis bir sakaldı) ve az saçlarımla derse katılacaktım..
nihayet hocamız teşrif ettiler ve kararımın ilk adımını gerçekleştirmek üzere yola koyuldum en öne oturacak derse kendimi verecektim..bir hışımla erkanın koluna girerek koca anfinin en ön sırasına oturdum ancak bir şeyi farkettim benden başka kimsenin bir telaşı yoktu öne oturmak için..bu benim için atı bir puandı..ve eminim hocanın da gözünden kaçmayacaktı bu dersi dinleme arzum..
bu tatlı koşuştrmamın ardndan hoca kendini tanıttı,dersin içeriğinden,yapmamız gerekenlerden,ihityacımız olan kaynaklardan bahsetti..ve ardından profesör tehditlerine başladı..dersime katılım isterim devamlılık şart,saygıya karşılk sevgi tarzında nutuklar atıyordu..o ana kadar ben sayın profesörümüzle göz teması yakalamak için elimden geleni yapıyor gözlerimi kırpmadan hocaya bakıyordum beni farkederse bu benim için ikinci bir ekstra puan olacaktı..
sevgili dostlar o ana kadar bana bakmayan sayın prof. bir anda bana doğru yönelerek sözlerine şöyle devam etti:'he arkadaşlar sunu da hatırlatayım,ben 20 yıllık üni hocasıyım niceleriyle karşılaştım niceleri öğrencim oldu,milletvekili cocukları,bakan çocukları dekan cocukları vs.hocayla tartışmayı marifet bilirler,yaşın da verdiği özgüvenle saygısızlıkta sınır tanımazlar..'o ana kadar hiçbir sözü üsütüme almadım çünkü ben bugüne kadar ne bir hocayla tartıştım nede muhabbet ettim,hocalar beni yolda görse tanımazlar yani..neyse hocanın söylemlerine devam ediyorum arkadaslar'bunun yanında sınıfımızda kabadayılar da olabilir kabasakallı artistler ,benim bunlara da karnım tok gençler,herkes haddini bilecek ona göre yoksa ben emekli olduğumda siz mezun olursunuz'o ana kadar dikkatini çekemediğim adamın sakalımla adam dahil tüm sınıfında dikkatini çekmeyi başarmıstım..ve son sözü ders bitmiştir oldu sayın prof.un..
arkadaşlar verdiğim karardan bende o an caymıştım ve eğitim hayatım kaldığı yerde kalmıştı..dersin ardndan kendimi sokaklara verdim ve yürüdüm yürüdüm yürüdüm..
12 Kasım 2009 Perşembe
sinirin yaşı olmaz arkadaş..
geçenlerde hıncahınc dolu bir eshotta yolculuk yapmaktaydım..birbirine değdirenlerin,birbirlerini kesenlerin,birbirlerine aşağılık gözlerler bakanların vs. bulunduğu bir yolculuktaydım...duraklardaki yolcu alışverişi esnasında annesinin kendini bıraktığını düşünen bir çocuğun çocukçada(auhsajhdskjjkç annnnaaaeeee aaaaaaaaaaaaaaaaa mmmmmmmmmm)birşeyler söylediğini anladık, annesini bir iki dakikalığını kaybeden tahmini 3 yaşlarında bir erkek çocuğun çığlıklarına maruz kalan minimum 100 kişilik grubun sinir katsayıları artrımaya yetmişti,ama o daha bir çocuktu dostlar,kızmayın nolur ona..neyse küçük kardeşimizin çığlıkları dinmek bilmezken otobüsteki güruhun siniri iyiden iyiye bozulmuş tatsız bakışlar artık yersiz mızlanmalara anlamsız mimiklere abes küfürlere bırakıyordu yerini..ve bende bunlardan birine şahitlik yapacaktım az sonra..70lerinde olan bir amca çocuğa o kalabalığın arasından bakarak ve annesini de görerek uruspu çocooo uruspu çocooo dedi,korktum ve amca gel otur sen yorulmuşa benziyorsun dedim..sanırım yorulmuştu..
yerimi verdim amca rahatlamıştı ama çocuk annnesini bulduğu halde hala götünü yırtarcasına bağırıyordu..o kalabalığın arasından çocuga baktım sonra annesine ve dedim ki 'ittttt'..sonra da amcaya baktım,ilk durakta indim ve yalnızlığımı dinledim..bu sefer kendimden korktum..
yerimi verdim amca rahatlamıştı ama çocuk annnesini bulduğu halde hala götünü yırtarcasına bağırıyordu..o kalabalığın arasından çocuga baktım sonra annesine ve dedim ki 'ittttt'..sonra da amcaya baktım,ilk durakta indim ve yalnızlığımı dinledim..bu sefer kendimden korktum..
asleep from day..
i know just what your mama said
always misunderstood
gotta tell you something
i saw it in your eyes
i think i left your back seat
and now it’s always good
i fell asleep from day
and all the promises
there’s a lot of people
that let their will to say
i’ve got a lot of friends
and they’ve got beautiful eyes
that make my heart feel surprised
and you notice it
and that’s the truth
that’s the truth
have me to you
i shine along underneath your view
i’ll be the one
to let you know when you’ve come undone
i like the stars in the sky
and watch the moonlight go by
i’ve got a lot of friends
(ayedavanita, 23.11.2004 14:51)
always misunderstood
gotta tell you something
i saw it in your eyes
i think i left your back seat
and now it’s always good
i fell asleep from day
and all the promises
there’s a lot of people
that let their will to say
i’ve got a lot of friends
and they’ve got beautiful eyes
that make my heart feel surprised
and you notice it
and that’s the truth
that’s the truth
have me to you
i shine along underneath your view
i’ll be the one
to let you know when you’ve come undone
i like the stars in the sky
and watch the moonlight go by
i’ve got a lot of friends
(ayedavanita, 23.11.2004 14:51)
| #6349671 | fb | şikayet et |
20 Nisan 2009 Pazartesi
Arkadaş Bokuna...
Üniversiteye ilk geldiğim yıldı.Yılbaşı gecesi için tüm hazırlıklar tamamlanmış,izmir akraba düğününe gidecek kollu altın bilezik dolu birkız gibi bizi tüm çekiciliğiyle o geceye davet ediyordu..
Yurttan oda arkadaşlarımla izmir büyükşehir belediyesinin düzenlediği halk konserine gitmeye karar verdik..İlk senenin verdiği toyluk ve heyecanla gitmeden önce yapacaklarımızı düşünüyor gülüyor eğleniyorduk.Musa, Fikret, Levent, Tayfur, Harun ve ben oluşturuyorduk o gecenin kadrosunu.Sabahtan önce kılık kıyafet almaya gittik,tüm gözler bizim üzerimizde olacak ya:) Çarşıya indik ve önce 6lı çoraplardan 3tl ye aldık sonra gömlek almak için bir dükkana girdik.mağazaya girmeden önce anlaşmıştık kimse kimsenin beğendiği gömleğe yavşamayacak karşı tarafı caydıracak moralini bozacak cümleler kurmayacaktı..örneğin: o gömlek sana olmadı kardeşim bak cidden bak pot durmus sende hafif göbek var abi ver bakiiim bide ben deniim vs.Ancak kalabalık olmamızdan dolayı illaki birinin beğendiği gömleği en az 2kişi beğeniyordu ve bu sebepten asık suratlar beliriyordu.Kararsız ve gayet sıradan bir birey olmamdan olsa gerek ben hiç bir gömlek beğenemiyor sürekli onların beğendiklerinde gözüm kalıyordu,artık çıkma vakti yaklaşıyordu az çok herkesin fikri ortaya cıkmıs bir ben kalmıştım..Gözüme ilişti bitanesi,aslında o dönem moda olan mor kalın çizgili siyah gömlek esmer tenimle bütünleşince tam bir İBRAHİM ERKAL olacaktım,zaten denemek için giydiğimde saclarım bir anda sıklaştı hemn geriye doğru taradım ve canısı demek istedim ona buna ..evet bu gömleği alacaktım nitekim aldımda.
akşama doğru gömlekler giyildi,kunduralar boyandı,saçalar jölelendi,parfümler sıkıldı,ben hariç..parfümüm yoktu:( Sadece annemin sık sık halsiz kalan vücudumu canlandırmam için evde çantama benden habersiz koyduğu gül kolonyası vardı..Arkadaşlardan bi kere sıkıim lan diye rica ettim 2si reddedince gurur yapıp kolonyayı boca ettim tüm vücuduma..
Durağa inebildik nihayetinde,ancak durağa herkes inebilmişti sanırım o kalabalık yurdumun insanıydı,herkes konsere gidecekti belliydi ama o kalabalığın takındığı 'ben çılgın güzelim, ben manyak yakışıklıyım, ben hayvani sevişirim, ben domuz avına cıktım vs. ' gibisinden haller vardı ve herkes sadece kendini kesiyordu kendini yansıtan her cisimden arkadasının gözünden dahi.Musa 'olum ayakta gitmeyelim kaynak yapalım bak,terlersek şimdi kokarız zaten kalabalık' dedi ve bu kaynağı sadece benim yapabileceğimi söylediler ardından gülüştüler,anlamamıstım..Daha doğrusu kolonyamın çevremdekileri benden uzaklaştırdığını farketmemiştim..musa peygamberin asasıyla nil nehrini yardığı gibi bende o imkansız gibi görünen ama sonra bir anda ayçiçeği gibi açılan kalabalıgı annemin kolonyasıyla yardım,ve mırıldanmalar eşliğinde bizim abazan topluluğunu en öne geçirdim ve o an otobüs geldi ancak otobüsünde duraktan farkı yoktu, içerisi kıyametti,haliyle biz boşuna kalabalıktan tezahürat halinde küfür yemiştik,ayaktaydık yani..
Düşünürsek kalabalık olması gayet normaldi zaten şehrim bu tarz eğlencelere ayda yılda bir ev sahipliği yapıyor ve eğlenceye aç insanımız bu beleş fırsattan sonuna kadar yararlanmak istiyordu.
bir şekilde konser alanına varabidildik,Tayfur hemen abi para verin biraları alalım dedi,bu gecenin uzun olacağını ve bizim olacağını iddaa ediyordu gaza geldik ve ben dahil herkes 3er efes extra aldık..Konser alanı 2 kısımdan oluşuyordu,gündoğdu meydanında daha çok gençlere hitap eden konserler olacaktı, cumhuriyet meydanında yapılacak konser ise orta ve üst yaş grubuna seslenecekti.Gençlere yönelik konsere Murat KEKİLLİ,Tufan KIRAÇ,Haluk LEVENT, gibi usta yorumcular gelecekti diğer taraf ise bize göre çok tırttı Kubat,hüseyin TURAN,Belkıs AKKAYA,Latif DOĞAN gibi türkü ve arabesk sanatcılarımız gelecekti..
Biz daha konser alanına giderken Tayfur 2 extrasını bitirmişti coktan,gece onun iiçin değilde bizim için uzun olacaktı belliki..neyse ilk sahne alan Murat Kekilliydi ama ben Kıraç'ı bekliyordum ve en son o cıkacaktı dogrusunu söylemek gerekirse kırac için gelmiştim resmen konsere.Ama aynı zamanda murat kekillinin BU AKŞAM ÖLÜRÜM,ANADOLU BENİM;CILGIN şarkılarına kendimizden gecerek eşlik ediyordum keza haluk leventin ELA GÖZLÜM KAMYONCUNUN TÜRKÜSÜ,ANKARA,şarkılarını da gözlerimizi yumarak bir elimiz o an yanımızda kim varsa onun beline dolanmıs diğer elimiz, genelde sağ,gökyüzüne doğru bir sağa bir sola sallanıyordu.
Bir ara gözüm Tayfur'u aradı ama ortalıkta yoktu, parmaklarımın ucunda yükseldim şöyle bir bakındım göremedim,sonra ayağıma biri yapıştı köpek sandım korktum ananı s.kiim diip irkildim,ayağıma dolanan Tayfurdan başkası değildi..Ağzını tutuyordu, sanki ağzında dışarı çıkmayı bekleyen bir kütle vardı,anlamaıştım kusacaktı,puuurrpp yaptı bir parca kusmuk ayakkabıma ve paçama gelmişti.Bizimkilere söyledim beyler napcaz bunu ya dedim herkes abi ne hali varsa görsün biz ona dedik o kadar içme diye ağzınla içeceksin şu zıkkımı götünle değil gibisinden kendilerinden büyük laflar ediyorlardı,içim acımıştı..Hemen kaldırdım arkadaşımı koluna girdim ve ordan uzaklaştırdımboş bir yerde midesini iyice rahatlattım parmağım yardımıyla..Bu arada Kırac cıkmak için hazırlık yapıyordu ama onu bırakamzdım burada başına birşey gelebilirdi ve suçlu ben olurdum..Diğer konserde sahne alan isim ise Latif DOĞAN idi.bu rock müzik sevdalısı kulağı küpeli siyahlar içindeki arkadasım Tayfur o an sevgili LAtif DOĞANın KÜSTÜM parçasına tüm yüregini koyarak eşlik ediyordu,Şaşkınlığımı gizleyemedim oha lan dedim yuh dedim kafamı bir o yana bir bu yana cevirdim chıck chıck chıkk yaptım ama birşeyler diyemedim..biraz rahatlamıstı ve konusmaya calıstım' olum hadi gidelim kıraç çıkacak a.k biz burda kimi dinlioz ya hadi gelmiyorsan ben gidiyorum abi' dedim..iplemedi, bıraktım bende, bıraktıgım an o da kendini yere bıraktı..hemen koştum yanına ve kaldırdım'beni yalnız bırakma mutlu kardeşim sana ihtiyacım var'dedi..Babamın hiç ağzından düşürmediği o cümleler bir an kulağıma fısıldandı ilahi bir güç tarafından''insan insana muhtaçtır.''
Ve kıraç çıkmıştı sanırım artık çünkü bir uğultu koptu ve bir elektro gitar sesi ardından ve hemen sonrasında Eşşeğiiii saldım Çayıra otalayaaa karnın doyuraaa şarkısını söylemeye başladı..o şarkıyı sonuna kadar biliyordum moraalimm cok bozulmustu..Latif Doğan yeni yıla girmemize dakikalar kalmısken sizlerle şu şarkımı pşslşdsd.......ulaaannn dedim bugun yılbaşı senin yüzünden ne hallere düştüm lan az sonra yeni yıla gircem ama şu halime latif amcayı dinliyorum yanımda sarhoş biri ve pacalarım kusmuklu..gözyaşlarıma hakim olamayarak ağladım o an.
Dakikalar sonra geri sayımı başlattı Latif amca...aynı zamanda kırac da:( sonra ağzımdan şu kelimeler döküldü ARKADAŞ BOKUNA SADECE ARKADAŞ BOKUNA!!!!
29 Mart 2009 Pazar
Tanıdık Sonlar...
Bu son hiçte yabancı gelmiyordu.Geçen akşam arkadaşlarım bir halı saha maçı ayarladıklarını,beni de aralarında görmek istediklerini söylediler.[şaka şaka adam eksikmiş her zamnki gibi :( ]
Saat 23:15sularında bana gelen telefon maçın aynı akşamın gecesinde saat 00:00-01:00 de olduğunu söylüyordu.Benim işimin olup olmaması,nerde olduğum sorulmuyor,sadece geleceksin deniliyordu..
Ezik bir kişilik olmamdan olsa gerek tüm bu gerçekleri unutup çağırılmanın verdiği gururla ve gazla maça gitmeyi istedim gerçekten dostlar..Ancak üzerimde taşıdığım kıyafetler maç için hiçte uygun değildi,gömleğim,klasik ceketim,atkım,kotum ve botum adeta o maçı dışarıdan izlemek için üzerimdeydi.Zaman kaybetmeden arkadaşımı aradım ve maç için uygun kıyafetler getirmesini rica ettim kendisinden.
Sağolsun beni kırmamış 1 numara küçük ayakkabı,baldırlarımı saran bir şort ve bok rengi bir tişört getirmeiş.Bunları getirirken de sanırım takıma moral vermem amaçlanmış..
Maç başlamadan önce dedilerki 'kaleye sırayla geçelim arkadaşlar senden başlayalım..' eyvallah bana uyar arkadaşlar :('diyebildim
İlk golü yedim biraz dikkat dediler,kim geçiyoo kaleye dedim duymadılar..2. golü yedim''hay gözüne sokiim'' dediler.''elimden bu geliyo abi napıiim ya kusura bakmayın'' dedim.. ''sıradaki'' diyemedim.3. yü yedim kalede iyi olduğumu söyleyerek beni geçiştirdiler ancak karşı takım farka gidiyordu.Bu söz karşısında gaza geldim ama gol yemekten vazgeçmedim.4 oldu 5 oldu 6 oldu dayanamayıp takımın en zayıf halkası olan YASERe seslendim.''yaser hadi lan biraz sen geç kaleye'' dedim.Yorulmuş olsa gerek itiraz etmeden geçti.Bana ise sağ kanatta ilerei geri deparlar atmamı,ileri tarafta yapacağım bindirmelerle adam eksiltmemi bir dinamo görevi görmemi tabiri caizse bjk'li ibrahim üzülmez gibi deli çoban misali koşmamı istediler..Bende ban verilen görevi başarıyla icra ediyor sert tekmelere mağruz kalmama rağmen yıkılmadan yılmadan acıdan gözüm sulansada gözümü toptan ayırmıyor takımıma faydalı olmaya çalışıyordum ileri yaşıma bakmadan(takım arkadaşlarım benden en az 3 yaş küçük)
İlk yarı 11-2 geride girdik soyunma odasına maalesef,soyunma odasında nacizane fikirlerimi sundum arkadaşlara;tek top yapalım dedim kimse dinlemedi ben ileriye cıkıiim dedim bakmadılar ''şerefsiz eşekkler hepiniz topsunuz'' dedim duymadılar anladımki dinlenmiyordum.Son sözümden sonra ismetin gözü bendeydi'' ne dedin lan sen'' dedi, ''karşı takımda bi oyuncu var ona küfrettim çok sert oynuyor insan yavrusu ''dedim..korkmustum..
Sonra benim tekrar kalede devam etmemi söylediler ve maç başladı.çetin bir mücadele seyrediyordu,futbolun tüm güzellikleri saha içerisinde sergileniyor ,güzel futboluyla göz dolduran oyuncular adeta o saatte yabancı bir teknik izleyicinin var olduklarını hayal edercesine tek seyircimiz olan murata tüm hünerlerini sunuyorlardı.Bir şekilde durumu eşitlemeyi başardık.Ben daha dikkatli oynadım onlar daha çok gol attı karşı takım yoruldu falan..netice de son on dk ya girdikAncak artık ben soğumuştum resmen titriyordum çünkü defans mükemmel iş yapıyor bana top değdirmiyorlardı.Hareketsiz kalan ben ayazı götümden yiyor olduğum yerde liseden kalma kültür fizik hareketleriyle ısınmaya çalışıyordum.
Artık yeter dedim dayanacak gücüm yoktu ''YASER ben oynucam lan biraz sümüğüm dondu burda,osuruyorum sıvı çıkıyor artık''dedim.iplemedi gene ve o an olmucak bir gol yedik puşt YASERin yüzünden.ama fatura bana kesildi tabiiki..Bende dayanamayıp allah belanı versinnnnn kolunu bacağını s.kiim tipine işiiim üstüne osuriim sonra sıçiim en sonunda da taş basıp sineklerin seni ayrıştırmasını izliim gibisinden küfürler ettim...
Yahu arkadaşlar inanması güç ama birazdan anlatacaklarım bizim yalnız olmadığımızı izlendiğimizi ıspatlayacak türdeydi..
son ataktı artık bizim takım korner kullanacaktı,neyse korner kullanıldı ve YASER fizik kurallarını sikiim ben sosyal bilgiler okuyorum lann dercesine 5mt yüksekten gelen topa rövaşataya kalktı,bikac sn havada görünen YASER bir anda o küçük zayıf götünün ve onu taşımak isteyen ince kollarının üstüne bel üstü düştü..ANANIIIIIIIIII dediiii
Koştuk gittik yanına,o an bileği şişti ''kolu kırıldı kesin'' dedik, ''parmaklarımı oynatabiliyorum'' dedi,''olsun doktora gidelim biz gene de'' dedik,''hay a.k sınavlarda yaklaşıyo yaaauu'' dedi, ya ''bırak sınavı şimdi sen hadi kalk'' dedik, ''portakal suyu'' dedi, ''ulan ne alaka '' dedik,''soyunma odasında portakal suyum var onuda alın ıhhhh ''dedi, ''salak'' dedik.neyse doktora gitmeyi bir şekilde ikna ettik ve birisinin ona refakat etmesi için ben ve rüştü seçildik,çünkü diğerleri çok yorulmuştu,biz insan değildik bir yerde:(
Yolda kendime çok kızdım benim yüzümden oldu bedduam tuttu allahım affet bana da verme böle acı falan diye sayıklıyordum içimden.bi ara rüstü bana baktı ve pfssss pfssss diye sırıttı,ne var lan dedim şu halini bak sende gül dedi baktım bende tısssss diye acıyarak baktım rüstüye(gülünmücek gibide değildim dostlar halı saha kıyafetlerimin üzerine aceleyle klasık ceketimi giymişim) ..Biz neyle uğraıyoruz senin yaptığın işmi şimdi dedim yaser atıldı konusmamıza bir anda''ya adam rahatlatmaya çalışıyor ne kızıyorsun ki sen ''dedi..''ulan yaser hakettin sen diğerini de ben kıraydım keşke siken sevilir kardeşim kural buymuş a.k ''dedim içimden ve o anda üzüntüm kızgınlığa dönüştü insanlara fazla değer verdiğimi düsünerek..
doktora vardığımızda yaser sızlanıyor korkusunu bizlere de yansıtıyor ağlamamak için kendisini zor tutuyordu.doktor geldi ve röntgenden sonra kolunun kırık olduguna alçıya alınması gerektiğine karar verdi ama yaser aynı cümleyi tekrar kurdu ve parmaklarımı oynatabiliyorum dedi doktor cevap bile vermedi:):)
Bu küçük operasyondan sonra yurdun yolunu tuttuk,vardığımızda diğerleri duşlarını almış yaserden kalan yarım portakal suyunu da içmişler maçın kritiğini geyikleriyle birleştirmişler gülüyorlardı,odaya girdiğimizde ilgiler yasere ve imza atılmayı bekleyen alçılı kola çevrilmişti..sonra yaser yatağına yattı ve uymak istediğini söyledi ardından diğerleri de uyumak istediklerini söylediler, dolaylı bir yoldan mutlu bi s.tir git artık uyucaz be dediler..gururluydum istenmediğim yerde durmazdım,iyi geceler gencler güzel maçtı falan dedim mırılldanmalar oldu anlamadım..saat 4 e gelmişti..bir an önce gidip duşumu almak ve yatmak istiyordum ki öyle de oldu ancak yazımın başındada söylediğim son beni bekliyordu..hemcinslerim daha iyi bilir halı saha da suni çim oldundan siyah tohumları en olmadık yerlerimize kaçar,nitekim bana da kaçmışlar.. yatağıma uzandım ve götümü rahatsız eden siyah tohumları ordan cıkardım,,onlarla oynarken uyumuşum..
Saat 23:15sularında bana gelen telefon maçın aynı akşamın gecesinde saat 00:00-01:00 de olduğunu söylüyordu.Benim işimin olup olmaması,nerde olduğum sorulmuyor,sadece geleceksin deniliyordu..
Ezik bir kişilik olmamdan olsa gerek tüm bu gerçekleri unutup çağırılmanın verdiği gururla ve gazla maça gitmeyi istedim gerçekten dostlar..Ancak üzerimde taşıdığım kıyafetler maç için hiçte uygun değildi,gömleğim,klasik ceketim,atkım,kotum ve botum adeta o maçı dışarıdan izlemek için üzerimdeydi.Zaman kaybetmeden arkadaşımı aradım ve maç için uygun kıyafetler getirmesini rica ettim kendisinden.
Sağolsun beni kırmamış 1 numara küçük ayakkabı,baldırlarımı saran bir şort ve bok rengi bir tişört getirmeiş.Bunları getirirken de sanırım takıma moral vermem amaçlanmış..
Maç başlamadan önce dedilerki 'kaleye sırayla geçelim arkadaşlar senden başlayalım..' eyvallah bana uyar arkadaşlar :('diyebildim
İlk golü yedim biraz dikkat dediler,kim geçiyoo kaleye dedim duymadılar..2. golü yedim''hay gözüne sokiim'' dediler.''elimden bu geliyo abi napıiim ya kusura bakmayın'' dedim.. ''sıradaki'' diyemedim.3. yü yedim kalede iyi olduğumu söyleyerek beni geçiştirdiler ancak karşı takım farka gidiyordu.Bu söz karşısında gaza geldim ama gol yemekten vazgeçmedim.4 oldu 5 oldu 6 oldu dayanamayıp takımın en zayıf halkası olan YASERe seslendim.''yaser hadi lan biraz sen geç kaleye'' dedim.Yorulmuş olsa gerek itiraz etmeden geçti.Bana ise sağ kanatta ilerei geri deparlar atmamı,ileri tarafta yapacağım bindirmelerle adam eksiltmemi bir dinamo görevi görmemi tabiri caizse bjk'li ibrahim üzülmez gibi deli çoban misali koşmamı istediler..Bende ban verilen görevi başarıyla icra ediyor sert tekmelere mağruz kalmama rağmen yıkılmadan yılmadan acıdan gözüm sulansada gözümü toptan ayırmıyor takımıma faydalı olmaya çalışıyordum ileri yaşıma bakmadan(takım arkadaşlarım benden en az 3 yaş küçük)
İlk yarı 11-2 geride girdik soyunma odasına maalesef,soyunma odasında nacizane fikirlerimi sundum arkadaşlara;tek top yapalım dedim kimse dinlemedi ben ileriye cıkıiim dedim bakmadılar ''şerefsiz eşekkler hepiniz topsunuz'' dedim duymadılar anladımki dinlenmiyordum.Son sözümden sonra ismetin gözü bendeydi'' ne dedin lan sen'' dedi, ''karşı takımda bi oyuncu var ona küfrettim çok sert oynuyor insan yavrusu ''dedim..korkmustum..
Sonra benim tekrar kalede devam etmemi söylediler ve maç başladı.çetin bir mücadele seyrediyordu,futbolun tüm güzellikleri saha içerisinde sergileniyor ,güzel futboluyla göz dolduran oyuncular adeta o saatte yabancı bir teknik izleyicinin var olduklarını hayal edercesine tek seyircimiz olan murata tüm hünerlerini sunuyorlardı.Bir şekilde durumu eşitlemeyi başardık.Ben daha dikkatli oynadım onlar daha çok gol attı karşı takım yoruldu falan..netice de son on dk ya girdikAncak artık ben soğumuştum resmen titriyordum çünkü defans mükemmel iş yapıyor bana top değdirmiyorlardı.Hareketsiz kalan ben ayazı götümden yiyor olduğum yerde liseden kalma kültür fizik hareketleriyle ısınmaya çalışıyordum.
Artık yeter dedim dayanacak gücüm yoktu ''YASER ben oynucam lan biraz sümüğüm dondu burda,osuruyorum sıvı çıkıyor artık''dedim.iplemedi gene ve o an olmucak bir gol yedik puşt YASERin yüzünden.ama fatura bana kesildi tabiiki..Bende dayanamayıp allah belanı versinnnnn kolunu bacağını s.kiim tipine işiiim üstüne osuriim sonra sıçiim en sonunda da taş basıp sineklerin seni ayrıştırmasını izliim gibisinden küfürler ettim...
Yahu arkadaşlar inanması güç ama birazdan anlatacaklarım bizim yalnız olmadığımızı izlendiğimizi ıspatlayacak türdeydi..
son ataktı artık bizim takım korner kullanacaktı,neyse korner kullanıldı ve YASER fizik kurallarını sikiim ben sosyal bilgiler okuyorum lann dercesine 5mt yüksekten gelen topa rövaşataya kalktı,bikac sn havada görünen YASER bir anda o küçük zayıf götünün ve onu taşımak isteyen ince kollarının üstüne bel üstü düştü..ANANIIIIIIIIII dediiii
Koştuk gittik yanına,o an bileği şişti ''kolu kırıldı kesin'' dedik, ''parmaklarımı oynatabiliyorum'' dedi,''olsun doktora gidelim biz gene de'' dedik,''hay a.k sınavlarda yaklaşıyo yaaauu'' dedi, ya ''bırak sınavı şimdi sen hadi kalk'' dedik, ''portakal suyu'' dedi, ''ulan ne alaka '' dedik,''soyunma odasında portakal suyum var onuda alın ıhhhh ''dedi, ''salak'' dedik.neyse doktora gitmeyi bir şekilde ikna ettik ve birisinin ona refakat etmesi için ben ve rüştü seçildik,çünkü diğerleri çok yorulmuştu,biz insan değildik bir yerde:(
Yolda kendime çok kızdım benim yüzümden oldu bedduam tuttu allahım affet bana da verme böle acı falan diye sayıklıyordum içimden.bi ara rüstü bana baktı ve pfssss pfssss diye sırıttı,ne var lan dedim şu halini bak sende gül dedi baktım bende tısssss diye acıyarak baktım rüstüye(gülünmücek gibide değildim dostlar halı saha kıyafetlerimin üzerine aceleyle klasık ceketimi giymişim) ..Biz neyle uğraıyoruz senin yaptığın işmi şimdi dedim yaser atıldı konusmamıza bir anda''ya adam rahatlatmaya çalışıyor ne kızıyorsun ki sen ''dedi..''ulan yaser hakettin sen diğerini de ben kıraydım keşke siken sevilir kardeşim kural buymuş a.k ''dedim içimden ve o anda üzüntüm kızgınlığa dönüştü insanlara fazla değer verdiğimi düsünerek..
doktora vardığımızda yaser sızlanıyor korkusunu bizlere de yansıtıyor ağlamamak için kendisini zor tutuyordu.doktor geldi ve röntgenden sonra kolunun kırık olduguna alçıya alınması gerektiğine karar verdi ama yaser aynı cümleyi tekrar kurdu ve parmaklarımı oynatabiliyorum dedi doktor cevap bile vermedi:):)
Bu küçük operasyondan sonra yurdun yolunu tuttuk,vardığımızda diğerleri duşlarını almış yaserden kalan yarım portakal suyunu da içmişler maçın kritiğini geyikleriyle birleştirmişler gülüyorlardı,odaya girdiğimizde ilgiler yasere ve imza atılmayı bekleyen alçılı kola çevrilmişti..sonra yaser yatağına yattı ve uymak istediğini söyledi ardından diğerleri de uyumak istediklerini söylediler, dolaylı bir yoldan mutlu bi s.tir git artık uyucaz be dediler..gururluydum istenmediğim yerde durmazdım,iyi geceler gencler güzel maçtı falan dedim mırılldanmalar oldu anlamadım..saat 4 e gelmişti..bir an önce gidip duşumu almak ve yatmak istiyordum ki öyle de oldu ancak yazımın başındada söylediğim son beni bekliyordu..hemcinslerim daha iyi bilir halı saha da suni çim oldundan siyah tohumları en olmadık yerlerimize kaçar,nitekim bana da kaçmışlar.. yatağıma uzandım ve götümü rahatsız eden siyah tohumları ordan cıkardım,,onlarla oynarken uyumuşum..
Eğlenmek...
mahşer alanını andıran bir eğlencenin ortasındaydım ..gaydalar balalaykalar tamburlar cümbüşler sonu gelmeyen ezgiler fısıldıyordu..biz futürsuzca eğleniyor içkiye içki mezeye meze demiyorduk..balkan şarkıları anadolu türküleriyle tadına doyulmaz mükemmel sentezler sunmuştu bizlere,unutulmaz bir gece olacaktı belliki..eğlencenin doruklarındayken fuat yere çömelmiş bağlamayla ritm kapoera calgısıyla solo atılan ARABIM parçasını ,izleyiciyi adeta büyüleyen oynayanı gaza getiren içten hareketleriyle süslüyordu..bu esnada çook terlediğni belirten alnından ter atma hareketi,dizinde çamaşır çitileme hareketi,gözleri döndürme hareketi bu güzel görsel sunumun hatırlardan silinmeyecek minik kareleriydi..çetin ise alkolden olsa gerek çok duygulanmıs,en hoppidi şarkılarda bilegözyaslarını tutamıyor,kafasını bir o yana bir bu yana sallayarak salya sümük ağlıyordu..bir ara gözüm turgaya takıldıo ise şen kahkahalar atıyordu bu ana baba gününe sesini duyrmak istercesine..ancak enteresan bir durum vardı turgayı güldüren kimse yoktu yanında,gülerken ağzını kocaman açıyor hahahaha diyerek suratına takındığı o nefret ifadesiyle kendini kalabalığa sergiliyordu..sonra ömer işin aslını anlattı..turgay ömerden bira istemiş ömer ise 'olum ne salaksın lan napcan birayı lan rakı var ya işte içeceksen içmiceksen fikoya(fikret bakkal) git al kendi biranı kendi paranla.'demiş..bunun üzerine turgay fikoya gitmiş aldığı biraları da ömer e inat onun hesabına yazdırmış ömerin gönderdiğni söyleyerek,bunu duyan ömer tabi küplere binip turgayın ensesine kafasına götüne böbreğine şamarlar indirdikce indiriyor indirdikce indiriyor..dayağa doymadıgını hissettikce orta parmagını kıvırıp kafasının ortasına matematık hocası endamında tın tın vurmus kulak memesinin ucunu baş parmagı ve işaret parmağının yardımıyla çimdirmiş, hatta anlattıgına göre abartıp tek ayak üstünde bile tutmus keratayı..kavgayı gören ahali dahada büyümemesini isteyerek ayırmıs gençleri...turgayın annesi ayhan teyze bu duruma öyle içerlemiş ki ben oglumıun eğlenceisni kendim yaparım diyerek evin tüm pencerelerini ve tabiki KRAL TVyi acmış..deliler gibi oglunu da karsısına alıp oh oh catla patla kıvamına göbekler atmıs pencere önünde..tabi sonra sinir krizleri izlemiş bu olayları,hastaneyi ayaga kaldıran ayhan teyze hastanede PAVIR TÜRKÜ acın bu saate güzel sarkılar cıkıo ebru gundes hastasıyım ben gibisinden cümleler kurarak eğlencenin dozunu kacırmıs hastane personelıne korku dolu anlar yastmış..yazıkk..bu olaylar yaşanırken biz herşeyden habersiz şahinin doyumsuz sohbetine kahkahalarımızla katılıyor küçük anılarımızı da ekleyerek eşlik ediyorduk..bi ara baktım herkes ona gülüüyor ben dahil,kızdım 'neden lan dedim neden herkes ona gülüyor bizim yokmu anlatacak birseyımız boşmuyuz lan biz' diye düşünerek sözünü kesiyom kardeşim kusura bakma unutma söliceni dedim..herkes beni susturmaya calıstı 'olum dur bi be dur adama bişi anlatıo görmüomusun 'gibi sözlerle de konusmamı sabote ettiler..sonra sustum' tamam sen devam et ben sonra anlatırım benımkı cok onemlı degıldı zaten' dedım..bi zaman sonra artık sohbetten kopmus sinir katsayılarımı kahkalarla çarpıyordum ..tek bir çözüm kalmıstı ve yaptım kafamı masanın üzerine sert bir sekilde düsürdüm..'ne oldu lan hayırdır' dedi can dostum serkan..'yok abi midem bulandı bi an bişi dokundu heralde 'dedim amacıma ulastıgımı sanarken baktım sohbet bölünmemiş sadece serkan beni görmüş onu farkettim..sohbetinden büyülenen grup gülmeye devam ediyordu üstelik..masaya kafamı vurmamla cıkan sesten olsa gerek şahin duraksadı sonra biri 'devam et lan devam ne oldu sonra yok onun bişiyi biliyom ben' dedi..parladım o an,'lan ibnelerrr siz nasıl aarkadassınız olummburda can çekişiyoz sizn umrunuzda değil hepinizin allah belasını versin tühhh'dedim ve ekledim şahin lan sen cok degişmişsin olum..ama adam oralı bile olmadı oysakı sahın o ortamda benım en yakın arkadasımdı..'ben gidiyorum'dedim beni göndermemlerini dilercesine..kalktım ama hareket yokgruptan ..belim agrımıs lan otur otur dedim çünkü masadan kalmak istemedim sonra oturdum kimse tınlamadı..en sonunda kalktım ben gidyorum gencler dedım tekrar serkan abi biz burdayız gelirsen hani dedi tamam abi dedim mide düzelirse gelirim siz keyfinize bakın diyede yüzsüzlüğün sınırlarını zorladım..masadan on metre ayrıldım ayrılmadım arkamı dondum baktım kahkahalar yükseliyo benden sonra şüphelendim koştum masaya benden mi konusuyolar acaba diye 'benim çakmak burdamı kalmıs ya dedim senin çakmagın yokki dedi serkan çuvallamısıtım o an neyse tekrar bi görüsürüz seramonisinn ardından gene bir kahkaha tufanı sinirlendim o an,yerden koca bir taş aldım ve şahini hiza aldım vurabilirim cok uzakta değildi.. fırlattım o an tüm gücümle ama maalesef taş serkana gelmişti..hem sinir hem serkandan dayak yeme korkusu ağlayaarak o ortamdan kaçtım..gidecek tek bir yerim sıgıncak tek bir arkadasım vardı.TURGAY..fikoya gittim 4bira aldım..konusmadan oturduk ağlastık turgayla..kucagında sızmısımm...
9 Mart 2009 Pazartesi
Tek Bir Duygu...

Yağmurlu bir izmir haftasonuydu.Ama izmir hakkındaki deyimi doğrulamak istercesine güneşini bir gösteriyor bir saklıyordu bizden.(bkn.izmir hakkındaki deyimler)Ve ben biraz şansıma güvenerek biraz da bucaspor aşkıyla koyuldum yola.gerçekten hiçte enteresan değildir ki şansım beni şaşırtmadı:çiseleyen yağmur sağanaga sağanak ise doluya dönüştü,sonra o dolu seyrek saçlarım arasından kafatasıma isabet etti ve stada ulaşmama yardımcı olacak otobüs beni tam 22 dk 15 sn tentesiz durakta bekletti..tüm şanssızlığım ile ben bugün yılmayacak 2.lig yükselme grubunun en büyük şampiyon adayı erkanlı battallı ramazanlı ŞANLI BUCASPORun körfez belediye ile kendi evinde yapacağı zorlu 90dk lık mücadeleye tanıklık edecektim...
Zorlu bir yolculuktan sonra nihayet stada varmıştım.Stadın önü ana baba günüydü,herkes atkısıyla bayrağıyla,formasıyla takımına destek olmak için buradaydı.Havada açmıştı:( ve bende takımımın yanında olduğumu göstermek için piyasa fiyatı 5tl olan bucaspor atkısını 3 tl ya mükemmel bir pazarlık örneğiyle satın aldım.sonunda yüzümü güldürmeyi başarmıştım.ardından bir öğrenci biletini de 1tl ya aldıktan sonra sanki kardaymışcasına keyiflendim.
Stada girişte karşılaştığım polis engeli benim 5tl üzerine aldığım para üstüme el koydu içeriye metal eşya sokmaya çalışamam gerekçesiyle oysa o benim içerideki çekirdek param olacaktı,üzüldüm o an gerçekten üzüldüm,ama o gülüyordu ''A.k senin'' dercesine sırıttım bende nedense rahatlamıştım.yüz metre ileride bir polis engeli daha vardı ki o an üstümde montumun fermuarından başka hiçbir metal eşya yoktu.Polis son yoklama esnasında elimdeki sigarayı gördü ve çakmağımın olup olmadığını sordu:
(ben)yok be abi!:)
(polis)olsun bende var ama sigara yok :(
ve bir dal sigaram daha orda yok oldu ben ise yıkıldım. ''daha götümümü açıiimmm laan annesi kötü insan''diye haykırdım içimden memur beye bakarak anlamadı ama ben birşeyi anladım: elindeki copu görmemden olsa gerek düşündüğğüm gibi bakamamıştım..o yüzden abim helali hoş olsun bakışı fırlatmışım demekki..
terslikler peşimi bırakmıyor derken bucasporun yeni stadı SPOR VADİSİnin kapalı ve açık tribününün üsütünün kapalı oldğunu farkettim ve yağmur yağsada ben ıslanmayacaktım..mutlu oldum ama belli etmedim çünkü korkuyordum her an farkedecekler diye:(
neyse açık tribüne doğru yol alırken arkamdan gelen hararetli bir grup taraftar beni o inanılmaz duygu çemberinin içine hapsetti resmen.daha yerlerimize ulaşmadan bağırıyor anonim müzikleri kullanarak eser edilen küfürlü tezahüratlara eşlik ediyor sesimizi dağa taşa duyurmak istiyorduk.travesti kamil abinin sesine yaklaşıncaya kadar bağırdık bağırtıldık coşun taraftar ve psikopat ''AMİGO FEHMİ''önderliğinde..
Maç saati geldiğinde biz suskunduk çünkü sesimiz ancak götümüzden çıkıyordu .Neyseki fehmi abinin çay kıyağından sonra biraz rahatlayan sesimizle maça başlayan ekibimize sonsuz desteğimizi sunuyorduk.Biz kah 35lik yılmazın duran toplardaki ustalığına kah 18lik battalın hava toplarındaki hakimiyetine seyirci oluyor coşkumuza coşku aşkımıza aşk katıyorduk.hakemin hatalı düdüklerine orjinal küfürler savuruyor bu esnada aslında biz taraftarlar tribüne oynuyorduk sesimizi sesi çıkmayan taraftara duyurmak istercesine(bkn:tribüne oynamak)
Tanımadığım insanlarla omuz omuzaydım,sahaya dönük sırtımla tüm desteğimi ıspatladığımı düşünürken tam,golle gelen sevinç naraları kulağımı tıkadı..o coşkun sevinç naraları ,golü göremeyen ben,benim şanssızlığım ve tekrarı olmayan bir gol karesi ile spor vadisinin yeşil düzlüğüne gömülüyordu..Sahayı terketmek geldi o an içimden sevgili dostlarım..ama son anda bir şeyin farkına vardım:burdaki herkes bir şey için bir tek duygu için buradaydı:BUCA..... bu duyguyu içimde hissettikten sonra tüylerim maç sonuna kadar diken diken kaldı.. ve bu duygunun eşliğinde tezahür edilmekte olan dörtlüğe tüm yüreğimle katıldım.....
SEVDİM SENİ BİR KERE
BAŞKASINI SEVEMEM
DELİ DİYORLAR BANAAA
SİKSİNLER DEĞİŞEMEM
SİKSİNLER DEĞİŞEMEM
SİKSİNLER DEĞİŞEMEM.........................................
Kaydol:
Yorumlar (Atom)


